
Yirmili yaslarimdan beri (29 degil, gercekten yirmilerin baslarindan beri – iki yillik heves degil yani 😃) vahsi yasam belgesellerini izleyip izleyip “Bir gun buralara gidip bu muazzam hayvanlari kendi gozlerimle gorucem” derdim.
Ders-1: Her hayalinizi gerceklestirmek zorunda degilsiniz
Hayvanlari kendi evlerinde ziyaret edelim dedik, zaten safariyle ilgili mutlulugumu ve gordugum her seyi su yazimda anlatmistim; anlatmadigim kisim ise Kenya’nin safariden kalan kismi. Hmm, bir bakalim… Safari anilarini Kenya’dan cikarirsak geriye kalan sey… Hicbir sey.
Nairobi, Nairobi
Nairobi’nin en havali ve guzel kismi ismi. O da, La Casa De Papel’i izlediyseniz. Izlemediyseniz asagidaki resmi ve incelikli esprimi bosverip bir sonraki paragraftan devam edin.
Simdi bir kere, buraya gelmeden once konfor ve hijyen konusunda beklentilerimizi en aza indirmistik, beklentiler azaldikca valizin icindeki ivir zivir da artiyordu. (Not: guvenlikle ilgili herhangi bir endisemiz yoktu; gecenin bir vakti sehirde gezmeye de cikmadigimiz icin anlatacak bir hikaye de cikmadi). O yuzden yastik kilifindan battaniyeye, binbir turlu ilactan sari elbezine kadar her turlu “ya gerekirse” esyasi hazir kitaydi. Fakat bu arada, tum masumlugumuzla ete ve kahveye doyacagimizi dusunuyorduk. Hatta Sri Lanka tatilini birbirimize hatirlatarak (o tatili de ayrica bir gun yazacagim) “Off, yol kenarinda ne guzel meyveler yeriz beaah” diye heyecan da yaptik.
Tabii, hicbiri olmadi.
Basa sariyorum. Nairobi’de Jomo Kenyatta Uluslararasi Havaalani’da indik. Guzel ulkemdeki herhangi bir otobus garindan daha iyi olamaz. Oldukca eski, ve biraz da pis hissettiren bir terminalde vize islemlerimizi halledip valizimizi alip ciktik. Dikkatimizi ilk ceken sey, insanlarin guleryuzlulugu. Ikinci sey ise fakirlik.

Bizim otele gidis saatimiz ve ertesi sabah Masaai Mara icin yola cikis saatimiz sirayla is cikis ve ise gitme saatlerinde oldugu icin sunu gorduk, insanlar surekli taban tepiyorlar. Guzel guzel giyinmis insanlar camur icinde surekli orman yoluna girip orman yolundan bir diger anayola geciyorlar, toplu tasima felaket, cok eski minibus ve otobuslerde yol katediyorlar, ama aklimda en cok kalan, o kirmizi islak toprakta, otoyol kenarinda yuruyenler oldu. Bir de yatan tayfa var, en az on tane yatan insan gordum, biri agac altini kapmis, digeri yesillik bir yeri kapmis, oylece olu gibi yatiyordu bir kisim.

Sehirdisi, yol kenari
Ders-2: Acliga hazir olun
Toplamda iki gub Nairobi’de, iki gece Maasai Mara’da kaldik, bu sure icinde ac kaldim. Kisa ve oz.Yapacaginiz en iyi sey, evden getirebileceginiz kadar kuruyemis (leblebi, badem, ceviz, findik, fistik, hurma, kuru kayisi, artik Allah ne verdiyse) getirmek. Her an imdadiniza yetisecek ve her bir lokmaya sukredeceksiniz.
Ilk gece Nairobi’de kaldigimiz otelde “en risksiz yiyecek” olarak sectigim pizza 1 saat 10 dakikada gelmeyince artik pes edip odaya ciktim. Evden “ne olur ne olmaz” diye getirdigim ekmek, peynir, zeytini yedim karnimi boyle doyurdum. Sabah yola cikmadan once bir onceki gece yiyemedigim pizzadan bir dilim aldim, bir parca da mandazi yedim, bir fincan da kahve, haydi yallah.

Yolda da su meshur pizzadan bir dilim daha yiyip bir kahve ictim, o beni konaklama yerine kadar tutar zaten. Konaklama yerine de tam ogle yemegi vardik, nasil aciz, ne hayaller kuruyoruz. Hayallerimiz, dandik makarna, pilav ve hic cazip gorunmeyen etle yikildi. Ozellikle saglikli beslendigimiz icin karnimizi yavan makarnayla doldurmayalim dedik, haslanmis mercimek, haslanmis yesil fasulye ve rendelenmis havuc (salata niyetine) ile idare ettik.
Yemekten sonra safariye gittik ve aksaminda yine yemek. Oglenin aynisi. Ben bu defa bir sey yemedim. Yine hurmaya, leblebiye vurdum kendimi.
Ara baslik: Kenya kahvesi
Benim ictigim tek Kenya kahvesi, buralarda Starbucks’ta ictigim Kenya kahvesi. Kenya’da bulundugum sure icinde ictigim kahvelerin (iki tanesi haric) hepsi minik posette Kirmizi Nescafe oldu, ve kendisinden nefret ederim. Yani Kenya’da Nescafe’nin kotusunden baska bir sey icme sansim olmadi. Yalnizca bir kere, yol uzerindeki molalardan birinde cok guzel makine kahvesi ictim, kagit bardaklarda gayet hijyenik bir servis oldugu icin ekstra sevinirken kizcagiz tak diye herkesin kahvesini karistirdigi metal kasigi kahveme daldirdi mi! Kiza ayip olmasin diye kahveyi aldik, sonra bir kahve daha alip bu ilk kahveyi uzunca bir sure yanimizda gezdirdikten sonra musait bir yere doktuk :))

Ders-3: Ucuz bir tatil olmayacak
Fakir bir ulkenin fakir bir sehrine gidiyor olabilirsiniz fakat turist kapisi olan ulusal koruma alanlarina girerken adam basi gunluk 80 dolar vereceginizi unutmayin. Buna tur ve rehber ucretini de ekleyin, Safaride konaklama yerleri cok sınırlı oldugu icin bunlarin da hic ucuz olmayan fiyatlarini eklersek 6-7 gunluk bir tatil icin oldukca pahali sonuclanacagini soyleyebilirim. O yuzden Kenya’da hicligin icindeyken kendinizi bir Avrupa sehrinde arnavut kaldirimli bir sokagin kafesinde sarap icip karsinizdaki tarihi binanin guzelliklerine dalip giderken hayal etmeye baslayacaksaniz direkt Avrupa seyahati planlayin derim, maliyeti daha dusuk olacaktir.

Ders-4: Vucudunuza bircok mikrop sokacaksiniz
Kenya’ya giderken bircok asi olmaniz gerektigi gibi sitmaya da acayip dikkat etmeniz gerekiyor. Biz Onur’la tifo, hepatit A ve sari humma asisi yaptirdik, asi kartlarimiza islettik. Sari humma asisi sart (hayat boyu gecerliligi var), digerlerini doktorun onerisiyle yaptirdik. Daha fazla asi yaptiran arkadaslarimiz da var (tetanos vs). Kenya’ya seyahat etmeden once Saglik Bakanliginin su sayfalarini muhakkak dikkatlice okuyup her seyi ona gore planlamaniz lazim. Yoksa her kafadan bir ses cikiyor, yanlis ya da eksik bir sey yapmayin.
SITMA (Malaria)
Nairobi’de sitma riski olmadigi soylense de biz baska yerlere de gidecegimiz icin hic risk almadik. Malaron isimli ilaci recetemizle aldik, bu haplari yola cikmadan 3 gun once her gun birer tane olacak sekilde almaya basliyorsunuz, seyahat boyunca da devam edip seyahat sonrasinda 3 gun daha kullanip birakiyorsunuz. Seyahat sonrasinda bir hafta devam edin diyen de var, iki gun yeterli diyen de; biz doktor ne soylediyse onu yaptik. Malaron’un halusinasyon vs gibi yan etkileri olabilirmis prospektuse gore; ben sadece birkac gece karanlik ruyalar gordum ama elbette bunun pek cok sebebi olabilir 🙂
Onemli not:
Malaron kullandiktan sonraki ilk uc ay icinde hamile kalmak yasak. Bunu biliniz, buna gore tatil plani yapiniz 🙂
Sitmaya neden olan disi sivrisinek (Anofel), gun batiminda ortaya cikip gun dogumuna kadar tehlike arz ediyor, o nedenle ozellikle disarida kamp yapanlar mutlaka DEET iceren sinek kovucunuz yaninizda bulunsun, mutlaka kol bacak kapali giyinin ve biraz pimpirikli olup kendinizi dinleyin.

Unutmayin ki sitma ciddi bir hastalik. Yumurtlama donemi bir hafta suruyor, yani eger yakalanmissaniz belirtiler siz eve dondukten sonra ortaya cikacaktir. Bu arada dondukten sonra yanilmiyorsam bir sene kadar nezle ve griplerinize dikkat etmeniz gerekiyor; sitma belirtileri soguk alginligiyla cok benzestigi icin nezle olursaniz ada cayi yapip kanepeye cakili kalmayin, gidin doktorunuza seyahatten ne zaman dondugunuzu anlatin. (Gariptir ki bu satirlari yazarken yatak dosek yatiyorum ve doktora gitmeyi dusunmuyorum, soguk alginligi birkac gune gececek nasil olsa 😂)

Ders-5: Dunyanin en uzun “Goturulecekler Listesi”
“Ya gerekirse” dediginiz her sey gerekecek, o yuzden -dalga gecilmek pahasina da olsa- aklinizdaki her seyi alin. Ozellikle saglikla ilgili olanlari, cunku icinde saglik merkezi olan en yakin yerlesim yeri 2 saat uzaklikta, ve gorunen o ki girdiginizden daha hasta cikabilirsiniz.

- Ilaclariniz
- Yastik kilifi
- Tuvalet kagidi, islak mendil
- Klozet dezenfektani
- Sabun ve bilimum temizlik malzemeleri
- Havlu
- Sinek kovucu (DEET’li)
- Dezenfektan
- Gunes kremi
- Ruzgarlik, sweatshirt (sabah ve aksam cok soguk, gun icinde sicak icin)
- Sapka (dikkat, ucmasin) ya da sweatshirt kapusonu da yeterli olacaktir
- Uzun konclu corap (bilekleriniz kapali olsun sinekler rahatsiz etmesin)
- Kalin esofman alti (cunku geceleri buz)
Safariye ozel haki ve toprak renklerinde kargo pantolonlar ve ozel gomlekleri sonradan da giymeyi dusunmuyorsaniz hic almayin. Ben gitmeden once bir suru blog yazisi okudum, sonra gaza gelip Timberland’den, Columbia’dan bir suru sey aldim, sonra da sirf giymis olmak icin giydim. Gidin her zaman giydiginiz kotunuzu spor ayakkabinizi giyin, bitti gitti.

Ders-6: Degisik bir seyler yiyin
Genelini ac olarak gecirdigim bu tatilde karnimin doydugu tek gun son gundu. Havaalanina gitmeden once Carnivore isminde bir yere gittik. Ismi “Etobur” olan bu yerden bekledigimiz uzere, ete doyacaktik galiba.

Oglen vakti guzel giyimli beyaz yakanin “Business lunch” icin toplandigi, Christmas icin kirmizilarla suslenmis neseli bir mekandi. Kirmiziyi neseyi bosverelim de,adam gibi temiz bir masada oturup gercek bir yemek yedigimiz tek yerdi.
Burada fiks menu, once corba ve salata geliyor, sonra sirayla et servis etmeye basliyorlar. Ben ilk defa timsah ve devekusu eti denedim. Devekusu bana biraz yavan geldi, timsah etinin dokusu ise bence karidese yakin, hosuma gitti. Aslina bakarsaniz burada yedigimiz yemek de pek ahim sahim degildi, fakat aclikla gecen dorduncu gunde ilac gibi geldigi icin yemeye doyamadim.
Ders-7: Nairobi’deki en guzel surpriz: THY Lounge!
Yorgun, bitmis ve pis hissettigimiz yolculugun sonunda havaalanina varip pasaport kontroldeb gectik. Havaalanlarini severim, “Duty Free”den bir seyler bakinirim diye dusunmustum fakat Duty Free dediginiz sey onlarca yil oncesinin Anadolu Otobus Garindaki dukkanlardan hallice. “Bari bir Kenya kitabi bulayim” dedim ama olmadi. Bir umut daha sonmustu.

Neyse ki Onur THY’nin Lounge’ini buldu da “Dunya uzerinde cenneti kesfettik” dedik! O
kasvetli havaalani bambaska bir yer haline geldi!
Gunlerden sonra ilk defa demleme cay ictim!

Turk isi borekler, konforlu, tertemiz bir ortam, super wi-fi, size o mutlulugumu tarif edemem. Lounge’dan daha guzeli ise ucagimiza adim atmak oldu. Emirates’e bindigim gibi kendimi Dubai’de hissettim 🙂 Insanin evi gibisi yok. Bes saatlik uykudan sonra Dubai’ye ulastik ve geri getirdigimiz her bir molekulu 90 derecede uc kere yikayacagimiz evimize dogru yola koyulduk.
Tatil guzel sey 🙂
Ama bundan sonra rota cok daha konforlu ulkelere olacak:))
