Aslinda bu tatilimi adim adim yazmaya niyetim yok, ama guzeller guzeli Kas’ta oyle guzel bir gun gecirdik ki, bunu herkes mutlaka denemeli diye paylasmak istedim.
“Kayak”i daha once duydunuz mu? Bu, kano gibi ama kapali, daha hizli ve dengesi daha zor saglanani. (Isterseniz su linkten kano ile kayak farklarina detaylica bakabilirsiniz). Biz Kas’ta tesadufen girdigimiz bir yeri gozumuze kestirdik ve orayla sabah 8 bucukta otelden alinmak uzere anlastik.
Rehberimiz Barbaros Ozdogan bizi sabah tam sozlestigimiz saatte otelimizden aldi. Misafir misafir istemez, ev sahibi hicbirini istemez. Biz de “Insallah sadece dordumuz oluruz, baska kimse olmaz” diye umit ederken sansimiza gercekten de grupta sadece biz vardik :)) Neyse, Cukurbag yarimadasindan 9’a dogru yola ciktik ve 45 dakikalik bir yoldan sonra Kekova’ya vardik. Yol zaten guzel (efsane manzara artik default oldu), Barbaros abimiz de guzel sohbetiyle, bilgisiyle anlatimiyla yolu daha da kisaltti. Kendisi 20 yildir bu isin icinde olan profesyonel bir doga sporlari rehberi. Sahane bir adam.

Donelim kayak turumuza. Ucagiz Koyu‘ne ulastigimizda bir 15 dk kadar kayaklari hazirlama ve kayak kurek ogrenme icin vakit harcadik (ki bu isin adi teknik ve guvenlik egitimi), sonra tuvalet ihtiyacimizi tamamladik (ki bunun da ismi “etkili olma”), su stogumuzu yapip fazla esyalarimizi aracta biraktik vee yallah denize 🙂 Ilk on dakika kadar belirli hedeflere kurek cekerek olaya alistik, sonra kizlar onde tempocu, erkekler arkada dumenci gorevlerimizle denize acildik. Toplamda 10 km yol yapacagiz.
Bu arada soylemeden gecemeyecegim, Ucagiz acikhava arkeoloji muzesi gibi. Binlerce yillik lahitler surada burada ve dunyanin en normal seyiymis gibi yanlarinda arabalar filan parketmis, lahitlerin arasindan geciyorsun donup bakmiyorsun bile. Eh, binlerce yildir oradalarsa herkes kaniksamistir gari.

Ne kadar zor?
Bu kisim biraz komik, cunku kayak merkezindekiler 45 dk x 3 uzunlugundaki kayak turunun 1.5-2 saatlik yuruyuse esit oldugunu soyluyor ki bence kesinlikle degil. Bir kere yuruyus yaptiginizda calistirmaya en alisik oldugunuz kas gruplarinizi kullaniyorsunuz bacaklar calisiyor, halbuki kayakta kolunuza kuvvet kurek salliyorsunuz dolayisiyla kesinlikle yuruyusle filan karsilastirmayin 🙂
Zaten dumenci ile ritmi yakaladiginiz anda suda sarki soyler gibi suzuluyorsunuz, hele bir de ruzgari arkaniza aldiysaniz ohh kim tutar sizi.
Rota nasil?
Simdi biz Ucagiz Koyu’nden basladik, ilk hedef Tersane Koyu. Buraya kadar yaklasik 45 dk suruyor. Sonra kayaga henuz yeni yeni alismis kollarinizi tasiyan nazli bedenlerinizi o guzelim suya birakip soyle bir “Ohhh” cekiyorsunuz.
Tersane Koyu ile ilgili hizlica bilgi vereyim: Kekova adasinin bati ucunda yer alan Tersane Koyu, binlerce yil once gemilerin yapimina evsahipligi yaptigi icin bu isimle aniliyor. Hem kiyida hem denizin icinde tarihi eserler barindiran enfes bir koy ve ilk yorgunlugu atmak icin muhtesem bir durak.

Oradan Batik Sehir’e dogru yola cikiyorsunuz. Biz burada sayisiz tur teknesiyle karsilastigimiz icin en kiyidan kiyidan yol aldik. Batik Sehirde, 2. yuzyilda yasanan deprem sonucu sular altinda kaldigina inanilan Likya’nin sular altinda kalan lahitleri, yapi kalintilari, sarniclari yakindan gorduk.
Tekneyle gecerken boyle bir sansiniz yok cunku hem su cok sig hem de tekne kalabaligi var. Biz ise lahitlere dokunabildik. Bu kadar eski bir tarihi bu kadar yakindan hissedebilmek cok etkileyici.

Batik kentin kalintilarindan gectikten sonra artik acligin tavan yaptigi anda anakaraya, Simena’ya (Kalekoy) vardik. Simena’ya varisimiz biraz dalgali oldu. Barbaros bizi onceden bilgilendirdigi icin neyle karsilasacagimizi biliyorduk, hatta belki de o yuzden kayagin en keyifli kismi o dalgali denizde hedefe kilitlenip tum gucumuzle kureklere asilmak oldu.
Simdiiiii gelelim yemek kismina. Genelde biliyorsunuz tekne turlarina vs katildiginizda yemekler sadece doymak amacli yenir ve boyle turlarda yediginiz yemeklerden cok da bir beklentiniz olmaz. Biz de boyle minimumda tuttugumuz beklentilerimizi alip karaya ciktik. Barbaros onceden gelecegimizi haber verdigi icin masamiz hazirdi. Menu cok basit: Patates kizartmasi, pilav, tavuk sis ve salata. Fakaaaat, Allah’im o nasil bir anne kizartmasi, o nasil bir salata. Iddia ediyorum boyle guzel salata yememissinizdir. Suraya bir foto koyayim da guzellige bakin:

Bu arada yemek molasi verdigimiz bu yerin adini unuttugum icin cok uzuldum, o yuzden hangisi olmadigini soyleyecegim ki giderseniz bulabilesiniz 🙂

Soyle siradan bakarsaniz Hassan Deniz degil, Likya kafe degil onun yanindaki yer :)) Zaten karaya ayak bastiginizda ilk sagdaki yer, bulmasi super kolay.
Buradan isterseniz 10 lira verip yukaridaki kaleye de cikabiliyorsunuz fakat biz denizi birakmak istemedigimiz icin kaleye cikmadik. Bir de buraya ozgu meshur dondurmasini da deneyebilirsiniz ama biz o guzel salatanin tadi bizde kalsin istedigimiz icin dondurmayi da yemedik 🙂
Eveet, yemekler bittiyse kayaklara atlayip geri donus yoluna cikabiliriz. Haydi gayret, son 45 dakika. Likya lahitlerinin ve kaya labirentlerinin yanindan gecerken yeniden durduk ve guzel bir yuzme molasi daha verdik. Durdugumuz bu koyun adi Barbaros Bükü :)) Burada mola vermeyi israrla isteyiniz cok ozel bir yer, baska rehber bilmez 🙂
Bu arada Barbaros rehber ile hic fotograf cektirmedigimizi farkettim, kendi sitelerinden aldigim bir fotografi buraya ekliyorum:

Hasar tespit
Eveet, iste bir kayak gunumuz de boyle gecti. Dumenciler herhangi bir agri sizi bildirimi yapmadilar ama biz tempocularin ertesi gun biraz el-kol-bilek agrisi oldu, fakat daha ciddi bir agrimiz olmadi. Herhangi bir gunes yanigi da yok (uzun kollularimiz, sapkalarimiz ve yanimizdan eksik etmedigimiz 50+ SPF kremlerimiz sagolsun). Dogrusunu isterseniz kayak yaparken adamakilli bunalmadik bile, oyle guzel tiril tiril kaydik gittik suda.
Kissadan hisse
Sonuc olarak bizi cok cok mutlu eden bir aktivite oldugu icin yazmak ve paylasmak istedim. Kas’a giderseniz muhakkak bir gununuzu ayirin ve Barbaros’un tabiriyle bu en ekolojik geziyi deneyin, denize, tarihe, egzersize, guzel manzaraya, guzel sohbete ve guzel yemege doyun.
Ilgilenirseniz iletisim bilgilerini de ekliyorum: http://www.seakayakturkey.com
Telefon: +905453354374
Eh, bugunluk de bu kadar.
Hoscakalin
Irmak