Welcome to Saldivler – Salda Gölü

Herkese merhaba,

Biraz kitap, biraz gezi derken aylardir yazamadigim bloguma yeniden baslamamin sebebi Turkiye tatilim. Hep uzak ulkelere gidecek degiliz ya, bu yaz tatilde kendimize yurt icinde super bir road trip planladik. Dogrudan Kas’a inip yavas yavas yukari cika cika Istanbul’a ulasma planimizi, once Izmir’de bir gece konaklayip yillardir gormedigimiz arkadaslarimizla gorusmek icin bir gun erkene alarak daha keyifli hale getirmisken, son anda Okan Maden’in bize Kas icin planlanan varis saatini cok da etkilemeden Salda Golu’ne gitmeyi onermesiyle iyice heyecanli bir tura donusturduk.

Simdi sizinle Salda Golu izlenimlerimi hizlica paylasiyorum:

Izlenim-1: Bir kere Salda Golu komik bir yer. Ben Maldivler benzetmesini kulakta kulaga yayilan bir betimleme saniyordum ama gordum ki gercekten bir pazarlama iletisimi konsepti olarak baya baya “Turkiye’nin Maldivlerine hos geldiniz” diyor adamlar 🙂 Cok iyi bir viral yaptigi kesin (bizi de oraya goturen bu mesaj oldu zaten), ama benim daha cok sevdigim kelime “Saldivler” oldu 🙂 Cok daha yaratici ve muzip bence. Elbette Maldivler deyince akliniza gelen romantizm, tropik iklim, palmiyeler, yumusacik beyaz kumlar, efendime soyleyeyim degisik egzotik kokteyller ve okyanustan cikan binbir deniz urununu tadacaginiz, etrafi hic gormediginiz guzellikte bir cam gobegi renk deniz ile sarilmis adadan Saldivlerde bulacaginiz tek benzerlik cam gobegi renk 🙂 Onun disinda ne lezzetli bir yemek hayal edin, ne yumusak kum, ne romantizm ne de baska bir sey. Daha acik konusacak olursam, tuvalette tuvalet kagidi ya da soyunma kabininde cantanizi asacaginiz bir centik bile beklemeyin.

Tesis niyetine uc bes tane ayni tip gozlemeci var, lezzetli domates salatalik yiyip guzel cay icebilirsiniz. Arabalari biraktiginiz yerde bunlar. Sonra plaj kismina giriyorsunuz. Bana oldukca genis gelen bir mesafeyi katedip gol kenarina variyorsunuz. Gole girilebilecek 3 alan var sanirim; bizim bulundugumuz yer su isaretli alan (Maldivler Cafe’nin orasi):

Izlenim-2: Golu ilk gordugunuzde kesinlikle cok etkileniyorsunuz. Cam gibi, durgun bir su. Bir tarafindaki kucuk tepenin yesillikleri, gokteki bulutlarin golgesi ayna gibi gole yansiyor. Kumu bembeyaz (tam kum gibi degil, daha cok ufalanmis magnezyumlu taslar), biz gittigimizde hava once bir bulutlandi ama kisa sure sonra gunes acti ve o zaman o guzelim cam gobegi renk tum ihtisamiyla kendini gosterdi. Boyle bir yerde boyle bir gol olacagini ve boyle muazzam bir renk alacagini tahmin etmezsiniz.

Izlenim-3: Golun aciginda insanlarin yari bellerine kadar suda rahat rahat sohbet muhabbet ettigini goreceksiniz. O insanlar kesinlikle insan degil. Ben onlarin birer hologram, birer yanilsama, hic degilse maket olduklarini dusunuyorum. Arkadaslar, filmlerdeki gibi suzule suzule o gole girmeniz teknik olarak mumkun degil :)) Simdi bu golun tabaninin balcik oldugunu biliyorsunuz ya, nasil bir sey olacagini tahmin edebildiginizi dusunuyorsunuz. Hayatta da tahmin edemezsiniz. Iki uc adim atiyorsunuz ve her sey normal. Dorduncu adimi attiginizda laap diye balciga gomuluyorsunuz. Sonrasi Kucuk Husamettin. Daha once dizinize kadar kek hamuruna girmediyseniz iste yasayacaginiz bu his. Sonra saplandiginiz golde arkadaslarinizla sohbet ederken azicik daha batiyorsunuz. Sanirim agirlikla dogru orantili batma yuksekligi, cunku aramizda en agir olan Onur baya akilli bidik boyuna indi orda dururken 🙂

Yuzme bilmiyorsaniz asla ve asla girmeyin, biliyorsaniz da tek basiniza girmeyin bence. Ben su delisi biri olarak suya dort adimdan fazla giremedim, o da Onur’un elini, Cansu’nun kolunu tuta tuta. Zaten oyle gireyim bir boy yuzup geleyim diye bir sey yok, tatli su ve camur dip cok da kulac kulac yuzulesi bir ortam yaratmiyor.

Izlenim-4: Balcik balcik diyoruz ama maldivler falan benzetmesiyle birlestirince herhalde koyu renk bir balcik beklememeniz gerektigini soylemeye gerek yok. Balcik, grimsi mavi bir renk. Suda ilk adimlarinizi attiginiz an zaten kalktigi icin su hemen beyaz bir bulamaca donusuyor; o yuzden golu piril piril seyretmek istiyorsaniz ya girmeyeceksiniz ya da saplandiginiz noktada hareket etmeyeceksiniz. Yani golun dibi tertemiz berrak aman efendim soyle sahane boyle piril piril diye bir sey yok. Golun dibini goremiyorsunuz, o nedenle en basta azicik urkeceginizi soyleyeyim. Neyse, biz tabii ki Kleopatra Plajinin askerleri olarak hemen o balcigi alip kolumuza bacagimiza yuzumuze surup guya peeling yaptik, azicik da guneste bekletip suda duruladik ne surdugumuzu bilmeden. “Faydalidir faydali, minerali bol keh keh keh” diye diye surup yikadik, neyse ki cildimiz reaksiyon vermedi. Sadece kurudu 🙂

Izlenim-5: Cok kisa ozetleyecek olursam, Salda Golu kesinlikle gidilmesi gereken bir yer, fakat bir amac olarak degil, arac olarak. Yani, eger planiniz haftasonunu Salda Golunde gecirmekse bence yeniden dusunun, ama eger tatil rotaniza 2-3 saatligine eklenecek bir sekilde plan yaparsaniz Saldivler candir. Gidin, o guzel golun guzel rengini gorun, instagramlik fotograflar cekin, o balcikta batma hissini yasayin, yuzunuzu gozunuzu o camurla sivayip eglenin, ama sonra arabaniza atlayip asil hedefiniz olan buyuk destinasyona dogru gaza basin derim.

Birtakim gercekler: Cahil cahil balcik malcik dedigim icin size biraz da objektif bilgiler vereyim ki yazi doyurucu olsun, degil mi? Efendim, sagdan soldan topladigim bilgiler isiginda ozetleyecegim bilgiler

1. Ulkemizin en temiz, dunya gezegenimizin besinci en temiz golu (referansim diger bloglar)

2. Derinligi 184 metreymis ve sanirim ulkemizin en derin golu olma ozelligi tasiyor.

3. Dunyada Mars’in yuzey ozelligine sahip ender yerlerden biri (ki bu bilgi yeterli ilgiyi cekemeyince Maldivler hype’i yaratildi diye biliyorum)

4. Giderken yaninizda mutlaka ama mutlaka gunesten koruyucu krem, sapka, altiniza sermek icin havlu ya da pestemal vs bulundurun.

5. Su yilanlarina dikkat. Salda’ya yaklasmisken bana bu bilgiyi telefonda tereddut icinde veren anneme en basta kizsam mi tesekkur mu etsem bilemedim ama sanirim gole girmeden bunu bilmek en iyisi. Eger sudayken bu arkadaslari gorseydim muhtemelen o korkuyla kendimi suyun dibine usulca birakip doga anaya teslim ederdim. Ama onceden bilgim oldugu icin oraya gidene kadar kendimi bu fikre hazirladim ve Ya Allah diyip girdim. Sonucta su yilanlarini ne gorduk, ne de hissettik ama %50 ihtimal de aklimizdan hic cikmadi.

Evet, sanirim anlatacaklarim bu kadar. Ozetin ozetini yapmam gerekirse Salda Golu’nu cilginca ovenleri bosverin, biraz daha gercekci yorumlari okuyup dinlemeye gayret edin, ama evet Saldivlere mutlaka yolunuzu dusurun.

Sevgiler,

Irmak

Not:

Bu blog, http://www.irmakparlat.blogspot.com blogumun devami niteligindedir. Tum eski yazilarimi burada bulabilirsiniz.